20
Mar
‘Beyond all
wisdom and understanding, I now consciously accept this unknowable holiness as
the Source of me.’
‘Bütün bilgeliğin ve anlayışın
ötesinde, şimdi bu bilinmez kutsallığı bilinçli olarak benim Kaynağım olarak
kabul ediyorum.’
-The Sophia Code: Keycode 1: ISIS
Çoğu
patolojinin bilinmezliğe olan dirençten doğduğunu söylesem inanır mısınız?
İnsanlar olarak çevremizde olanları kontrol etmeye çalışırız. Kısmi kontrol
sağlasak bile olaylar, durumlar, kişiler doğasından ötürü o kadar değişkendir
ki, kontrol girişimlerimiz ilüzyon olarak kalır. Bu sebeptendir ki bilinmez
karşısında geliştirdiğimiz anksiyete hatta ileri halinde panik atak, olaydan
ötürü değil, bizden ötürü gerçekleşmektedir. Aslında bunu fark etmek oldukça
özgürleştiricidir. Çünkü istenmeyen duyguları yaratan ben isem bunu
düzeltebilecek olan kişi de benimdir. Etrafımdakileri suçlamayı bırakır,
kendime döner, sorumluluk almaya başlarım. Bu bir tercihtir. Değişime karar
verdiğim an elbetteki başka kavramlarla sınanacağım ve yeni bir yolculuk
başlayacak: sabır, inanç, niyet, teslimiyet, emek, çaba, irade. Değişiminde
doğasını bir yandan anlamak gerekir. Bu dümdüz bir yol olmayacak. En azından şu
an kurban rolünde değilim.
Şimdi her
ne kadar anlamsız görülsede yaşadıklarınız, yukarıdaki mantıkla paralel olarak,
hayata ve yaşadıklarınıza anlam katacak olan da siz olacaksınız. Yani yine
seçim sizin. ‘Hayat ve varoluş anlamsızdır.’ inancı ile ‘Hayat ve varoluş
kutsaldır.’ inancı eşit seviyede geçerlidir. Birini diğerinden üstün kılan veya
doğru varsayan bir ‘hakikat bilgisi’ yoktur. İsterseniz yeterli kaynak
taramasıyla anlamsızlığı savunursunuz, isterseniz de anlamsızlığı. Bu iki yaklaşımda
teorisel varsayımdan öteye gidemeyecektir.
Şimdi de
biraz hacimselliğin gücünü konuşalım. Boş bir poşet düşünün ve onun içini her
gün pamukla doldurduğunuzu. Belli bir süreden sonra poşet şekil alacak ve hatta
devam ederseniz taşma yapacaktır. Bu mantığı hayatınızın anlamlılığına da
uyarlayabiliriz. Her gün hayatınıza anlam katmayı seçerseniz bir gün hayatınız
anlamlı bir hal alacak, ve hatta taşma yapıp etrafınıza saçılacaktır. Dediğim
gibi tam tersi de mümkün. Ve yine her zamanki gibi tercih sizin. Bu
perspektifle önce bir rahatlar, özgür iradenizin koklattığı özgürlük kokusunu
alır, kuş gibi hafiflersiniz, sonra da istediğiniz hayatı yaratmanın
sorumluluğu ve gereken emek miktarıyla yüzleşip hop bir duraklarsınız. Korkacak
bir şey yok. Herkes bu yolu yürüyor merak etmeyin.
Başaran ve
başarılarıyla gurur duyan insanlar, tabi burada gerçek başarı nedir konusuna
girmeyeceğim, her gün biraz biraz yürüyerek oralara geliyorlar ve taştıkları
yerde siz onlara şahit oluyor ‘aa ne güzel’ diyip imreniyorsunuz. Galiba başarı
nedir konusunu incelemem gerekicek çünkü sosyal medyanın başarı kelimesinin
içini boşalttığı bu ortamda doğru kaynaklardan motivasyon almanız önemli.
Hepimizin, hepinizin, kolektif olarak tatmasını istediğim duygular, bedeninde
deneyimlemesini istediğim insani deneyimler var ve bunlar benim için çok
‘kutsal’.Bakın yaptığım işe nasıl anlam kattım gördünüz mü?!!İşte bundan
bahsediyorum. Belki bu yazılar hiçbirinize ulaşmayacak, belkide çok kişiye
ulaşacak ve bir fark yaratacak. Sonuca takılmadan burayı hacimlendiriyorum
bende. Hergün biraz biraz dolduruyorum. Merak etmeyin asıl güzel olan yol
zaten. Yoluda sevmeyi becerdik mi çok güzel olucaz.